|
Tweet |
Ülkü Ocakları'nı çok köklü bir tarihe sahip, fedakarlık üzerine kurulmuş, "kutlu bir yoldur, kutlu bir ocaktır" ifadeleriyle tanımlayan Gerdan, çalışmalarındaki temel gayenin gençlerin milli ve manevi değerlerle yetişmesine katkı sağlamak olduğunu vurguladı.
Ülkü Ocakları'nın bir eğitim ve kültür vakfı olduğunu ve teşkilatlanmanın kendileri için kritik önem taşıdığını ifade eden Gerdan, "Türk'ün en önemli oluşumlarından, en çok koruduğu hususlardan bir tanesi teşkilatlanmasıdır. Bu teşkilatlanma sayesinde hızlı bir şekilde organize olabiliyoruz ve daha hızlı bir şekilde genç kardeşlerimize ulaşma imkanı sağlıyoruz." dedi.
Gerdan, gençleri kötü alışkanlıklardan koruma konusundaki hassasiyetlerini şu sözlerle dile getirdi:
"İstiyoruz ki gençler sokakta farklı, art niyetli insanların elinde olmasınlar, kendilerini kullandırtmasınlar. Bizim burada gençlerimizden hiçbir menfaatimiz, beklentimiz yoktur. Tek beklentimiz, bu vatana, millete hayırlı birer evlat olmalarıdır. Türk'lük gurur ve şuurunu, İslam ahlak ve faziletini yaşayan, ahlaklı bir genç olmalarıdır."
Göreve geldikten sonra gerçekleştirdikleri faaliyetlere değinen Gerdan, "Kurum ve esnaf ziyaretlerinde bulunduk. İlçe Emniyet Müdürümüzün yanına gittik, çeşitli devlet dairesindeki müdürlerimizin, kurum müdürlerimizin, ilahicilerimizin, personellerimizin ziyaretlerine gittik. Kendimizi ifade ettik, kendimizi tanıttık. Ne yapmaya çalıştığımızdan bahsettik." diye konuştu.
Faaliyetleri arasında sosyal sorumluluk projelerinin de yer aldığını belirten Gerdan, "Kızılay'a gidiyoruz, gençlerimizle Kızılay kan merkezinde kan bağışında bulunuyoruz. Bu tür sosyal çalışmalar içerisindeyiz. Gençlerin enerjisini, potansiyelini doğru yönlendirmenin peşindeyiz. Bunun için de Fener Caddesi Millet Bahçesinde gençlerimizle futbol maçı yapıyoruz." şeklinde konuştu.
Gerdan, sözlerini tüm gençleri ve hemşehrilerini Ülkü Ocakları'na davet ederek tamamladı:
"Ön yargıları kırmak gerektiğini düşünüyorum, önyargılı olmamak gerektiğini düşünüyorum. Tüm hemşehrilerimizi, tekrar söylüyorum; din, dil, ırk, mezhep ayrımı olmaksızın bizimle buraya bir çay içmeye, bir kahve içmeye, sohbet, muhabbet etmeye bekliyorum."