|
Tweet |
Ak-Fil Filtre Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tarık Dinçer, sektörde teknoloji geliştikçe tesisin AR-GE departmanında yeni ürünler üretmek için çalışmalar yapıldığını söyledi.
Fabrika olarak son teknolojiye uygun filtreler ürettiklerini belirten Dinçer, "Bizim bu konuda sürekli bir mühendislik Ar-GE çalışmamız var. Bununla ilgili ister yurt dışına olsun, ister yurtiçine olsun, birçok firmanın yeni filtrelerini üretiyoruz. Zaten her hafta yaklaşık 20-25 çeşit yeni filtre ekliyoruz. Son 3 yılda 5000 çeşide yakın filtre ürettik. Bunun tek sebebi, dediğim gibi dünyadaki ekolojik sistem değiştiği için çok fazla filtreye ihtiyaç var. Bir de çevre ile ilgili filtre ürettiğimiz için bize olan talepler gün gittikçe daha fazla artıyor. Bunun tek bir sebebi var: Filtre sektörü dünyada çok geniş bir alana yayılıyor." şeklinde konuştu.
-"İhracat alanımız daha da genişlemeye başladı"
Filtre sektörünün önündeki Çin faktörüne de değinen Dinçer, "Denizdeki problemlerden ve sosyoekonomik yapılardan dolayı Çinliler biraz geride kaldı. Bizim de bu durumu çok iyi değerlendirmemiz gerekiyordu. Birkaç firma bu durumu çok iyi değerlendirdi ve şu anda filtre sektörü, ihracatta iyi bir yere geldi. Biz Avrupa-Amerika ağırlıklı çalışıyorduk. Artık dediğim gibi filtreye olan ihtiyaç dünyada öyle fazlalaştı ki, Avrupa’dan diğer ülkelere giden filtreler ile diğer ülkeler de bizi keşfetmeye başlıyorlar. Bunların Türkiye’de yapıldığını, Türkiye’nin kalite bandının çok yüksek olduğunu onlar da görmeye başladı. Artık Amerika’ dan olsun, Güney Amerika’dan olsun, hatta Asya’nın büyük ülkelerinin bazılarından da Türkiye’ye yavaş yavaş kaymalar başladı. Yani ihracat alanımız daha da genişlemeye başladı." dedi.
Dolar kurunun enflasyonla eşit olması gerektiğini de söyleyen Dinçer, şöyle konuştu:
"Şu an dolar kuru 5-6 lira daha düşük. Bu da bizlerin rekabet şansını azaltıyor. Enflasyon ile doların eşit olması takdirde biz daha fazla ihracat yapacağız. Rekabet etme şansımız daha fazla olacak. Şu anda yaklaşık 10-15 ülkeye çalışıyoruz. Ama bizim çalıştığımız ülkeler yaklaşık 150 ülkeye mal veriyorlar. Yani bizim toptan verdiğimiz Avrupalılar da yaklaşık 70-80 ülkeye mal gönderiyorlar. Yeni katılan ülkeler oldu ve hala görüştüğümüz ülkeler de var. Biliyorsunuz Rusya’ ya ihracat sıkıntılı. Ruslardan çok fazla talep var. Ama bunu karşılamada sorun yaşıyoruz. Özellikle parasal İşlemlerde. Çünkü filtre sektöründe Türkiye keşfedilmemiş bir ülkeydi. Ama özellikle İskenderun 1965 yılında filtre sektörüne başlamış bir şehirdir. Bir filtre devi olmamıza rağmen dışarıda tanıtımımız olmadığı için çok fazla ihracat yapılamıyordu. Şimdi yavaş yavaş tanınırlığımız arttığı için ihracatlar yavaş yavaş artmaya başladı."